Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
JAPON UZAY KURULUŞUNUN GÖRÜNTÜLERİ JAXA
Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki | sonraki >

Nur Çintay A. Ağlayan kazanır mı?


Nur Çintay A. Ağlayan kazanır mı?


11/01/2008 (1577 kişi okudu)

Anketlerde geride görünen Hillary Clinton, New Hampshire'daki önseçimde Barack Obama'yı geçerek en çok oyu aldı.

 


'Ağladı, kazandı' diyor gazeteler, 'Gözyaşının zaferi'.

 


Başarısını, duygusal yanlarını ön plana çıkarmasına, bir mitingde ağlamasına, geçen pazartesi yaptığı konuşmada gözlerinin dolması ve sesinin titremesine borçlu olduğu iddiaları var.

 


Hillary, New Hampshire'da kendisini nasıl hissettiği sorulduğunda, "Kolay değil. Bu mesele benim için siyasetten de ötede, şahsi bir meseleye dönüştü" derken ağlamaklı olmuş. Ve de uzmanlara göre hatırı sayılır ölçüde kadın seçmenin aklını, gönlünü çelmiş.

 


Bu bana The New York Times'ın Pulitzer ödüllü yazarı Maureen Dowd'un, 'Erkekler Gerekli Mi?' adıyla Türkçe'ye de çevrilen kitabında dediklerini hatırlattı:

 


"Bill ve Hillary, olağanüstü bir başarıyla, Hillary'nin aşağılanmasını kampanyaları için bir avantaja dönüştürdüler. Hillary, Lifetime kanalında yayımlanan o yürek parçalayıcı filmlerdeki, tüm kadınların sevdiği, mazlum kadınlardan biri gibi oldu. Tarihçiler, First Lady'nin sadece paspas kartını oynayarak nasıl bu kadar çılgınca bir popülarite ve senatoda bir koltuk kazandığı üzerinde epey kafa yoracaklardır.

 

 

Hillary, Jane Mayer'in The New Yorker'da yazdığı gibi, aşırı kontrollu biri görünümünden çıkıp kendi kocasına bile hâkim olamayan biri görünümüne bürününce kahraman oldu. Pek çok kadın için de bu durumla özdeşleşmek daha kolaydı."

 


Sırf kadın seçmenler diye de azımsamayalım. Aynı emek ve şans gibi, gözyaşı ve mağdur/mazlum numarası da başarıyı getiren faktörlerden değil mi? Kadın-erkek, çocuk-ebeveyn, reality show-seyirci ilişkilerinde de, ne kadar tiksindirici de olsa şaşmaz kural değil mi?

Bütün sevgililere aynı yüzük mü?
Carla Bruni'ye 'erkek avcısı' diyenler var, 'erkek yiyici', 'terminatör'... İyi ki bizde bunlardan yokmuş da, bir kere eski resimleri aman Allah'ımmış da, kimler kimlerle beraber olmuş da...

 


Bunları yazanlar belli ki bilmiyor; Carla Bruni gelmiş geçmiş en 'sınıflı' mankenlerdendir.

 

Bir de Christy Turlington vardır onun döneminden, öyle zarif, mesafeli ve elegan bir havası olan.
Cıbıl resimleri gayet tabii ki mevcuttur, tüm yabancı top modeller gibi. Çıplak ama ne hikmetse avam, tapon, ucuz değil.

 

 


Birlikte olduklarına gelince: Yazar ve düşünür Jean-Paul Enthoven'la birlikteyken, oğlu felsefe profesörü Raphael Enthoven'la ilişki yaşamaya başlayan ve evlenen Bruni'nin repertuvarında Mick Jagger'dan Donald Trump'a, Eric Clapton'dan Vincent Perez'e tanıdık isimler var.

 

 


Kıvanç Koçak'tan okuyabilirsiniz yarınki Radikal Cumartesi'de, bakış açınıza göre, 'gerileme' olarak bile görülebilir Sarkozy'yle ilişkisi: "Dinleyeni çarpan sesiyle gönlümüze taht kuran Bruni'yi her duyuşumuzda aklımıza Jagger'dan, Clapton'dan Sarko'ya 'gerileyen' bir kadın gelmeyecek mi artık?"

 


Bunca hafta durup da bunu şimdi yazma sebebim aslında Carla'yla Cecilia'yı parmaklarında aynı pembe kocaman taşlı Dior tasarımı yüzükle görmek oldu. Adam, sevgililerine aynı mücevherden alıyor, düşünebiliyor musunuz!
Carla Bruni'yi hemen her erkek ister. Ama cumhurbaşkanı da olsa, hadi faşizan demeçleri değmedi diyelim, tüm sevgililerine aynı yüzüğü alan bir adamla birlikte olmak istemeyecek pek çok kadın vardır, olmalı!..

Yorum ekle

<< Ana sayfa